Google Chrome kullanıcıları arka koltuğa geçiyor

Son güncelleme tarihi: 28 Ocak 2019

Google Chrome kullanıcıları arka koltuğa geçiyor

Google Chrome dünyadaki en popüler tarayıcı. Chrome rutin olarak güvenlik ve kullanılabilirlik özelliklerinde liderlik ediyor. Son zamanlarda ise HTTPS’nin benimsenmesine yardımcı oluyor. Söz konusu gizlilik olduğunda, özellikle de kullanıcıları izlemeden korumak olduğunda, rakiplerinin çoğu geride kalıyor.

Kullanıcılar eskisine göre yayılmış izlemenin zararlarının farkında ve bu konuda endişe duyuyor? Peki Chrome neden bu kadar geride kaldı? Çünkü Google hala izleyici yönlendirmeli, davranışları hedef alan reklamlardan para kazanıyor. Online aktivitelerinizden gelen her bilgi parçasının marjinal faydası reklamcı için az. Özellikle de aramalarla ve Google Ev gibi araçlarla verdiğiniz bilgiler. Ama Google hala Chromu’u isteseniz de istemeseniz de tüm online aktiviteleri toplayacak şekilde inşa etmeye devam ediyor.

İnternetin nasıl çalıştığını tanımlayan belgelerde tarayıcıya kullanıcı aracısı adı veriliyor. Siber alanda sizin adınıza eylem gerçekleştiren bir şey olma görevine sahip. Google’ın reklam ve izleme tabanlı işletme modeliyle devasa veri toplama iştahı Chromu’u sizin değil de Google’ın çıkarları için hareket etmeye teşvik ederse, tüketicilerin ve düzenleyicilerin inkar edemeyeceği büyük bir sorun ortaya çıkar.

Chrome her zamankinden popüler. Gizlilik de.

2008 yılında Chrome’un sunulmasından beri pazar payı inanılmaz düzeyde yükseldi. Mevcut durumda web üzerindeki tarayıcıların %60’ına karşılık geliyor. Aynı zamanda insanların online gizlilik konusundaki endişeleri artıyor. 2013 yılında Edward Snowden’ın açıklaması devasa, gizli kurumsal izleme ve NSA ajan programlarını vurguladı. 2016 yılında AB Genel Veri Güvenliği Düzenlemesini (GDPR) yürürlüğe koyarak veri gizliliğiyle ilgili yeni ve ciddi bir yaklaşım benimsediği gösteren bir kılavuz sundu. ABD’de bu yılın Cambridge Analytica skandalı Facebook ve diğer büyük teknoloji şirketlerine beklenmedik bir etki yaratarak Kaliforniya gibi eyaletlerin ilk defa gerçek veri güvenliği yasalarını kabul etmesine yol açtı (bu yasalar federal sistemin yani Google ve Facebook’un tehdidi altında).

Dünya çapında insanlar izleme kapitalizmi ve izleme iş modeli gerçeklerine uyanıyor: “gerçekliği metalaştırma” işletmesi davranışsal veriye dönüştürerek veri ve ara yüzleri daha granüler seviyede bizi hedef almak için kullanıyor. Kullanıcılar bu iş modelini öğrendikçe sistemden çıkmak istiyorlar.

Bu nedenle EFF’nin Privacy Badger’ı gibi reklam ve izleyici engelleyen eklentiler son yıllarda artış gösterdi. Popülerlikleri kullanıcıların modern internetle ilgili hayal kırıklıklarının göstergesi: reklamlar ve izleyiciler tarama deneyimini yavaşlatıyor, veri planlarıyla yok ediliyor ve insanlara izlenmenin getirdiği rahatsızlığı veriyor. Şirketler genellikle insanların kendilerini “ilgilendiren” reklamları seçerek dijital izlemeyi haklı çıkarmaya çalışıyor. Ancak araştırmalar göre kullanıcıların çoğu, kişisel bilgilerinin hedefli reklamlarda kullanılmasını istemiyor.

Tüm bunlar, tüketici gizliliğine ve özellikle internetteki izleyicilerle ilgili olan gizliliğe dair artan talebi gösteriyor.

Sonuç olarak birçok tarayıcı geliştiricisi harekete geçiyor. Geçmişte izleyici engelleyiciler sadece popüler tarayıcılarda üçüncü parti “uzantıları” olarak sunuluyordu ve kullanıcıların detaylı bir arama yapması gerekiyordu. Ancak son zamanlarda büyük tarayıcıların geliştiricileri, kendi ürünlerinde izleme koruma özellikleri oluşturmaya başladı. Apple Safari, üçüncü parti izleyicileri belirlemek ve durdurmak için makina öğrenmesi kullanan Akıllı İzleme Koruma veya ITP sistemi geliştiriyor. Bu yıl, gelişmiş ITP 2,0 milyonlarca Apple kullanıcısı için varsayılan tercih oldu. Firefox son zamanlarda özel tarama pencerelerinde varsayılan olarak gelen kendi izleme koruma özelliğini sundu. Opera, reklam ve izleyici engelleme seçeneğini düşünüyor. Daha zararlı Internet Explorer bile dahili “izleme koruma” moduna sahip.

Ancak Google Chrome, dünyanın en büyük tarayıcısı, dahili izleme engelleyicisine sahip değil ve şirket geliştirme yapmayı planlamadıklarını söylüyor. Şimdi bazı reklamları engellese de bu özellik gizlilikle ilgili değil. “Özel” taramaya en yakın olan “gizli mod”. Bu da sadece aramaları sizin cihazınızı kullananlarından saklıyor. Bu özellikle utanç duyduğunuz özellikleri ailenizden saklasanız da Google’ın izlemesine karşı koruma elde edemezsiniz.

Çıkar çatışması

Google dünyadaki en büyük tarayıcı şirketi. Aynı zamanda en büyük arama motoru, mobil işletim sistemi, video barındırıcı ve e-posta hizmeti. Ama en önemlisi en büyük dijital reklam sunucusu. Google dijital reklam pazarının %42’sini kontrol ediyor. Bu rakam en büyük rakibi Facebook’tan çok daha fazla. İnternetteki milyonlarca sitenin dörtte üçünce izleme kodları bulunuyor. Alphabet’in gelirinin %86’sı (Google’ın ana şirketi) reklamlardan geliyor. Yani Alphabet insanları izlemeye ve onlara reklam göstermeye yardım etmekle ilgileniyor.

Bu da Chrome’da gerçek izleme koruması olmamasının nedenini açıklayabilir. Dahili izleme engelleyicisi olmayan diğer büyük masaüstü tarayıcısı ise Microsoft’un Internet Explorer yerine getirdiği Edge. Bunlar kötü haber. Explorer’dan Edge’e geçerken Microsoft, Google ile yarışmak uğruna kullanıcılara gizlilik koruması sağlamaya olan ilgisini kaybetti.

Google, arama veya tarama alanlarında işletmenin diğer bölümlerinden gelir çekme gücü nedeniyle son yıllarda ateş hattında kaldı. Yelp, Google’ın kendi işletme değerlendirmelerini destekleyecek şekilde arama motorunu kullandığını iddia etti. Geçtiğimiz yıl AB, kullanıcıları kendi karşılaştırmalı alışveriş sitesine çekmek için aramaları kullanan şirkete $2,7 milyar ceza kesti. Daha sonra Android’e web aramalarını yönlendirdiği için $5 milyar ceza kesti. Bu yılın başlarında Mozilla, YouTube güncellemesinin Firefox’taki video hizmetlerini Chrome’a göre beş kat daha yavaş yaptığı şikayetinde bulundu.

Chrome’un izleyici kontrolüne sahip olmaması, rakiplerden çok kullanıcılara zarar veren farklı bir zararı temsil ediyor. Genellikle Google’ın çıkarları Chrome kullanıcılarıyla aynı çizgide. İnsanların mümkün olduğu kadar çok arama yapmasını ve bir şeyler izlemesini istiyor. Bu da hızlı yükleme süreleri ve güvenli altyapıyla sorunsuz bir ara yüz sağlayarak yapıyor. Ama aynı zamanda tüm online aktivitelerin Google’a veri olarak geri gönderilmesini istiyor. Google, Chrome kullanıcılarının gizliliğini korumama şansına sahip. Görünen o ki bu şansla kullanıcı istekleri arasında denge kurmak istemiyor.

Büyük güç…

Bu yazıdaki eleştirilerin çoğu Microsoft Edge için de geçerli. Ama Chrome’a yüklenmemizin nedenleri var. Chrome takımın eylemleri, kullanıcılardan fazlasını etkiliyor. Chrome tarayıcı pazarının devasa bir alanını kontrol ettiği için geliştiricilerin verdikleri kararlar, tüm ekosistemde büyük bir etkiye neden oluyor. Kullanıcıları takip ederek para kazanan şirketler, tarayıcıları tasarımcılarının bu iş modeline izin vermesine ihtiyaç duyuyor. Eğer herkes Tor veya Brave kullanırsa, veri brokerleri ve izleyicilerin mevcut iş modeli uygulanabilir olmaz.

Apple’ın ITP’ye harcadığı çaba, bazı izleme şirketlerinin davranışlarını değiştirmesine neden oldu. Facebook yakın zamanda üçünü parti analitik ürünü olan Pixel’e güç vermek için kullandığı üçüncü parti çerezlerden uzaklaşma niyetinde olduğunu duyurdu. Fransız reklam hedefleyicisi Criteo, ITP ile ilişkili gelir beklerken Apple’ın sistemine uyacak izleme yöntemlerine yatırım yapacağının sözünü verdi.

Google hem masaüstü hem mobil tarayıcı pazarındaki en büyük oyuncu. Bu nedenle rakiplerine göre benzersiz mühendislik kaynaklarına erişimi var. Chrome kullanıcıları izleyicilere karşı duyarlı olduğu sürece izleyiciler para kazanabilir. Diğer yandan eğer Chrome isteğe bağlı izleme engelleme modu ya da varsayılan olan izleyici engelleme sunarsa, sonuçları inanılmaz olur. Bir gecede izleme üstüne kurulu tüm endüstrinin izleyecek az sayıda insanla baş başa kalır.

İşin püf noktası da burada. Kullanıcılar izlenmeyi sevmiyor. Chrome’un kullanıcılara hizmet vermesi için izleyicileri engellemeye yardım etmesi gerekiyor. Ama Alphabet reklam yeniden hedeflemesinden para kazanıyor ve tarayıcıların, özellikle de Chrome’un, izlemeye izin vermesi gerekiyor.

Doğru olanı yapma

Google’ın yaklaşımını tamamen değiştirmeden bu eleştiriye karşı koymasının yollarından biri, Chrome’un üçüncü parti çerezleri gibi bazı izleyicileri engellerken detaylı yöntemler için açık kapı bırakması. Google daha sonra Chrome’un koyacağı kurallara göre kendi izleme stratejilerini ayarlayabilir. Şirket, Chrome’un korkunç bir şekilde rahatsız edici reklamlarını engelleyerek (ancak sadece kendi reklamlarını bırakarak) reklam alanında benzer bir şey yaptı.

Bu ilk aşamada iki taraf için kazançlı görünebilir: Google, en azından kısa süreli de olsa, kullanıcılarına daha iyi gizlilik sunabilir ve aynı anda hedefli reklam alanında rakiplerinin önüne geçebilir. Yine de pazar gücünün kötüye kullanımın ötesinde bu aslında uzun vadede kullanıcılara zarar verir. Eğer Google izleme uygulamalarına devam ederken hem tarayıcı hem reklam endüstrisinde baskınlığın korursa, kullanıcıların gelecek yıllarda Google’ın şartlarına göre izleneceği kesin olur. Google, izleyici reklamlarında izin verilecek koşulların ne olacağı ve reklam verme durumunda hakem olamaz.

Google bu sorunların çözülmesinde başı çekebilir. İzleyiciler internetin çalışmasını sağlamaz ve Google’ın çok para kazanması için tasarlanmamıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi Google, Haritalardan Google Play’e kadar farklı hizmetlerden ne satın almak istediğinize dair bilgi toplayabilir. Tarayıcımızı kullandığımızda Google’ın bizimle ilgili bilgilere erişmesi için reklamların hedeflenmesi gerekmez. Uygun internetin hileler değil rıza üstüne inşa edilmesi gerekiyor.

Chrome öncelikle kullanıcıların çıkarlarını koruyarak ve varsayılan olan izleyicileri engelleyerek bu değişimi başlatabilir. Bunun ötesinde Chrome geliştiricileri, Google’ın reklam işletmesi olmadan, en iyi “kullanıcı aracısını” tasarlama özgürlüğüne sahip olmalı. Eğer bu şirket için mümkün değilse, çelişen iki işletmenin tek bir çatı altında olması güvenle ilgili yetkililerin veya diğer yasal yetkililerin müdahalesini gerektirebilir.


Bu içerik, EFF web sitesinde yayınlanan “Google Chrome’s Users Take a Back Seat to Its Bottom Line” içeriğinin Türkçe çevirisidir. Orijinal içerikteki bazı bölümler, yerelleştirme amacıyla dışarıda bırakılmış olabilir.